Kanal İstanbul: Erdoğan’ın ‘hayalim’, İmamoğlu’nun ‘cinayet’ dediği proje


Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Kanal İstanbul ile ilgili Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunu onayladıklarını açıkladı.

2011 yılından bu yana gündemde olan projeye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “hayalim” derken muhalefet ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu projenin çevresel bir felaket olacağını savunuyor.

Proje ile ilgili açıklama yapan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, projenin 2020’de başlaması başlaması halinde en geç 2026’da tamamlanacağını söylemişti.

Anadolu Ajansı’na konuşan Turhan, “Kanal İstanbul’a 2020’de kazmayı vurursak, projeyi 2025 sonu 2026 gibi tamamlamış olacağız. Kanal İstanbul Projesi ile Hollandalı, Belçikalı, Fransız firmalar ilgileniyor. Hepsi bu işlerde uzman firmalar” dedi.

Hesaplara göre Kanal İstanbul’dan geçecek gemilerden alınacak paranın, asgari yıllık net 1 milyar dolar civarında olduğunu belirten Turhan, “68 bin kapasiteli kanaldan 50 bin gemi geçtiğinde yıllık 5 milyar dolar gelirimiz olacak, bu rakamlara gelecekte ulaşacağız” diye konuştu.

Projelendirme sonrası yapım maliyetini toplam 15 milyar dolar, inşaat maliyetini ise 10 milyar dolar olarak belirlediklerini kaydetti.

Turhan, “Kanaldan çıkarılacak kazıyı Durusu Gölü ve Karadeniz arasındaki falezlerde dolgu olarak kullanacağız. Oluşan alanı mesire yeri yapacağız” diye konuştu.

Bakan, Kanal İstanbul’dan güvenli şekilde günde 185 gemi geçirilebileceğini, şu anda İstanbul Boğazı’ndan da günde 118-125 gemi geçirildiğini kaydetti.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından yapılan önceki açıklamada, çalışmaların yüzde 60’ının 2023 yılına kadar sonlandırılmasının planlandığı kaydedilmiş, Bakan Turhan, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere ilçe belediyeleri ve kamu kurumları da olmak üzere toplamda 52 kurumun olumlu görüşünü aldık” demişti.

İBB dava açtı

Fakat İBB 13 Şubat’ta Kanal İstanbul Projesine ilişkin ÇED Olumlu Kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle İstanbul 6. İdare Mahkemesi’ne başvurdu. Belediye başvurusunda “Boğaz ve Boğaza alternatif bir kanal olması nedeniyle, İstanbul ölçeğinde bölgesel olarak değerlendirilmesi gerekir. Boğaziçi’nden Tarihi Yarımada’ya kadar tüm İstanbul’u etkileyecek projede kültürel mirasa ilişkin yeterli değerlendirme yapılmamıştır” ifadelerini kullandı.

Bundan bir gün önce ise Anayasa Mahkemesi CHP’nin, kanalın yap işlet devret modeliyle yapılmasına ilişkin itirazını oybirliği ile reddetti. AYM “Kanal İstanbul ve benzeri su yolu projelerinin gerçekleştirilme yönteminin belirlenmesi kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında olduğunu” söyledi.

Kanal İstanbul’a dair paylaşılan görsellerde, kanalın etrafında çok sayıda bina yapılacağı görülüyor

Erdoğan: CHP ne yaparsa yapsın bunu yapacağız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Aralık ayında İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen Hizmet İhracatçıları Buluşması’nda, “İnşallah önümüzdeki haftalarda ihaleyi yapıyoruz ve Kanal İstanbul’a başlıyoruz. CHP ne yaparsa yapsın biz bunu yapacağız” dedi.

Erdoğan proje ile ilgili olarak ayrıca, “Çevreci özelliği var, Kanal İstanbul’un özellikle Türkiye’ye kazandıracağı haklar var. Boğaz’da kaç kez yalılara kuru yük gemileri çarpmıştır. Bu çevreye tehdittir. Kanal İstanbul ile bu tehditler yok seviyesine geleceği gibi ülkemize ciddi manada bir getirisi olacaktır.” açıklamasında bulundu.

Erdoğan, bir başka açıklamasında ise “Bir İstanbul boğazımız var. Siz Independenta olayını unutuyor musunuz? Hepsinden öte Montrö Anlaşması Türkiye’ye ne kazandırmıştır ne kaybettirmiştir? Bunu hiç düşündünüz mü?” dedi.

Kaynak: BBC Türkçe